Türk Hukukunda Haksız Rekabet

Türk hukukunda haksız rekabet piyasada bulunan katılımcıların adil bir şekilde rekabet edebilmesi adına haksızlık söz konusu olmaması için alınan bir önlem niteliğindedir.Alınan bu önlemlerde dürüstlüğe aykırı ve aldatıcı davranışlara dikkat edilmektedir.

Haksız Rekabet Nedir?

Pazardaki, piyasadaki tüm katılımcıların adil bir biçimde rekabet edebilmesini sağlamak için haksız rekabet engellenmek istenmiştir. Haksız rekabet, kanunun tanımına göre; rakipler arasında ve tedarikçi ile müşteri arasında gerçekleşen dürüstlüğe aykırı ve aldatıcı davranışlardır. Demek ki bir fiilin haksız rekabet oluşturması için rakipler arasında ya da müşteri ile tedarikçi arasında olması gerekir. Ayrıca bu fiilin aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı olması gerekmektedir.

Haksız Rekabet Şartları Nelerdir?

Haksız rekabetin tek şartı rekabetin dürüstlük kurallarına aykırı, güven kurallarına aykırı veya aldatıcı şekilde gerçekleşmesidir. Bunun dışında haksız rekabet için şart aranmaz. Haksız rekabetin gerçekleşmesi için zarar, kusur veya tarafların rakip olması da aranmaz. Yalnızca rekabet kurallarının dürüstlüğe aykırı şekilde aşılması yeterlidir.

Haksız Rekabet Sayılan Durumlar Nelerdir?

Rekabet kurallarını aşan dürüstlük kurallarına aykırı ve aldatıcı her türlü eylem haksız rekabet sayılabilir. Ticaret Kanunu’nda haksız rekabet sayılan durumlar yer almaktadır. Fakat bunlar sınırlandırıcı değildir, yani burada yer almayan durumlar da haksız rekabet oluşturabilir. Kanunda sayılan haller şu şekildedir;

Ticarette reklamlar ve satış yöntemleri müşteri ile tedarikçi ilişkisi bakımından çok önemlidir. Müşteri ile tedarikçi arasındaki ilişkide dürüstlük rekabetin adil olmasını sağlamaktadır. Satışları arttırmak amacıyla dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri uygulanabilmektedir. Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri kötüleme, gerçekdışı ve yanıltıcı bilgi verme, aldatıcı ve karşılaştırmalı reklam ve karışıklığa neden olma fiileriyle gerçekleşebilir. Fakat bu fiiller dışında başka hareketlerle de dürüstlük kuralın aykırı reklamlar ve satış yöntemleriyle haksız rekabetin ortaya çıkması mümkündür.

Rakip şirketi, malı ya da kişileri kötüleme haksız rekabeti ortaya çıkarmaktadır. Kötüleme ile haksız rekabetin şartları;

  • Kötüleme içeren bir açıklama ya da hareket olmalıdır.
  • Kötüleme hareketi yanlış, yanıltıcı veya incitici nitelikte olmalıdır.
  • Kötüleme karşı tarafın kişisel değerlerine yönelik olmalıdır.

İşletme, mallar, faaliyetler, fiyatlar, stoklar ve kampanyalar gibi konularda gerçekdışı ve yanıltıcı açıklamalar yapmak haksız rekabeti ortaya çıkarır. Gerçekdışı ve yanıltıcı bilgi verme ile haksız rekabetin şartları;

  • Bilgi verme durumu olmalıdır.
  • Verilen bilgi rakibin kişisel değerlerine, ticari ahlakına ya da iktisadi gücüne yönelik olmalıdır.
  • Verilen bilgi gerçekdışı ya da yanıltıcı olmalıdır.

Reklamlar rekabete dayalı piyasalarda rakiplere üstünlük sağlamanın en önemli araçlarındandır. Reklamlar tüketicilerin ve yatırımcıların tercihlerine doğrudan etki edebilmektedir. Bu etkisi sebebi ile de büyük bir sektör haline gelmiştir. Bazen rekabette öne geçebilmek adına haksız rekabete yol açabilecek reklamlar yapılabilmektedir. Reklam yoluyla haksız rekabetin ortaya çıktığı bazı durumlar şöyledir;

  • Aldatıcı reklamlar
  • Kötüleyici reklamlar
  • Karşılaştırmalı reklamlar
  • Abartılı reklamlar
  • Tanıkların ve bilimsel verilerin kullanıldığı reklamlar
  • Eleştiri içeren reklamlar

Karışıklığa neden olma (iltibas) ile haksız rekabet genelde rakiplerinden geride olan kurumlarda söz konusu olmaktadır. Kendi ürününün satışını sağlamak için ürünlerini daha güçlü, sevilen bir şirketin ürünleriyle karışacak şekilde üretmek veya tanıtmak bu davranışa örnektir. Örneğin; kırmızı renkli paketi ve el yazısı şeklinde yazılmış marka ismi ile piyasada tanınmış olan çok satan bir kola varken yine kırmızı renkli paketi ve el yazısı şeklinde yazılmış marka ismi içeren başka bir kola üretmek iltibasa yol açar.

Rekabetin yüksek olduğu sektörlerde şirketler veya kişiler müşteri ile bir sözleşme yapabilmek için halihazırda müşterinin rakibiyle yapmış olduğu sözleşmeyi iptal etmesine yönlendirebilmektedir. Rakibiyle kurulmuş olan sözleşmeyi sonlandırma isteğini açık açık söylemesine gerek yoktur, bu yönde bir yönlendirme haksız rekabet için yeterlidir. Örneğin; bir telefon operatörünün rakip operatörün müşterisini arayarak sözleşmesini iptal etmesi ve kendi firmalarıyla sözleşme imzalamasına yönelik açıklamalar yapması haksız rekabeti meydana getirir. Kanunda sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yönelten davranışla haksız rekabet halleri şu şekilde sayılmıştır;

  • Müşterilerle sözleşme yapabilmek için başkalarıyla yaptıkları sözleşmeye aykırı davranmaya yöneltmek.
  • Üçüncü kişilerin vekillerin, işçilerine ve yardımcılarına haketmedikleri ve onları işlerini yaparken sorumluluklarına aykırı davranmaya yönlendirebilecek para, eşya vb. bir yarar sağlayarak çıkar sağlamaya çalışmak.
  • İşverenlerinin işle veya üretimle ilgili sırlarını ortaya çıkarmaları için işçilere, vekillere ve yardımcılara yönlendirmede bulunmak.
  • Satış veya tüketici kredisi için sözleşme imzalamış olan kişiyi kendisiyle sözleşme yapabilmesi için yaptığı sözleşmeden dönmesine yöneltmek.

Bir iş ürününü yetkisiz kullanan kişinin bu ürünlerden yararlanarak, bu ürünü ortaya çıkaran kişiye karşı rekabette üstünlük sağlamasıdır. Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma ile haksız rekabet engellenerek rakiplerin emeğinden haksız şekilde faydalanılması önlenmiştir. Kanunda başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma ile haksız rekabet halleri olarak şunlar sayılmıştır;

  • Kendisine emanet edilen plan, hesap veya teklif gibi bir üründen yetkisi olmadan yararlanmak.
  • Üçüncü kişilere ait olan plan, hesap veya teklif gibi bir ürünün kendisine yetkisiz bir biçimde verildiğini bilmesi gereken kişinin bunlardan faydalanması.
  • Başkasına ait satışa hazır ürünleri, uygun seviyede bir katkı sunmaksızın, teknik çoğaltma ile çoğaltarak yaralanmak.

Rekabetin hakim olduğu sektörlerde rakiplerine üstünlük sağlamak amacıyla şirketlerin veya kişilerin üretimde, teknikte ya da iş ilişkilerinde sırlara sahip olması normaldir. Üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi haksız rekabeti ortaya çıkarır. Kanuna göre üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa ederek haksız rekabetin unsurları şunlardır;

  • Üretim ve iş sırlarının özellikle, gizlice ve izinsizce veya başka hukuka aykırı bir şekilde öğrenilmesi.

Öğrenilen üretim ve iş sırlarından faydalanmak veya başkalarına bildirmek

Rakiplerin birbirleriyle dürüst şekilde rekabet edebilmesi için belli iş şartları öngörülmüştür. İş şartları, kanunlarda, sözleşmelerde ya da başka belgelerde kararlaştırılmış olabilir. Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, İş Kanunu ve diğer kanunlarda iş şartları belirlenmiştir. İş şartları bir kanun ya da sözleşmeyle belirlenmemiş olsa dahi faaliyet gösterilen meslek dalında veya meslek çevresinde olağan olan şartlar da yerine getirilmelidir. İş şartlarına uymayarak haksız rekabet yapmanın unsurları şöyledir;

  • Rekabet ilişkisinin varlığı
  • Kanun veya sözleşme ile rakiplere yüklenen ya da olağan karşılanan iş şartlarına uyulmaması

İşlem şartı Borçlar Kanunu’ndaki tanımı ile; “Bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir”. İşlem şartları önceden hazırlanan sözleşme taslaklarında tek tarafın eklediği ifadelerdir. Uygulaması daha çok bankalarda görülmektedir. Eğer bu işlem şartları dürüstlük kuralına aykırıysa yani aldatıcı nitelikteyse ve karşı tarafın aleyhineyse haksız rekabete yol açar. Kanunda dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanarak haksız rekabet iki duruma ayrılmıştır;

  • Kanundan önemli ölçüde ayrılan işlem şartları dürüstlük kuralına aykırıdır ve haksız rekabete yol açar.
  • İçerisinde bulunduğu sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı şekilde hak ve borç ile ilgili işlemlerin yer aldığı işlem şartları dürüstlük kuralına aykırıdır ve haksız rekabete yol açar.

Haksız Rekabet Unsurları Nelerdir?

Haksız rekabetten bahsedebilmek için bazı unsurların varlığı aranır. Kanuna göre haksız rekabet unsurları şu şekildedir;

Haksız rekabetten söz edebilmek için doğal olarak ortada bir rekabetin var olması gerekir. Rekabetten söz edilemeyen durumlarda haksız rekabetin ortaya çıkması da mümkün değildir

Haksız rekabetin ortaya çıkması rekabet hakkının dürüstlük kurallarına aykırı olarak veya aldatıcı biçimde kullanılmasına bağlıdır.

Haksız rekabetin ortaya çıkması için zararın oluşmasına gerek yoktur, zarar tehlikesinin oluşması da yeterlidir. Ortada bir zarar veya zarar tehlikesi yoksa haksız rekabet gündeme gelmeyecektir.

Dürüstlük kurallarına aykırı veya aldatıcı fiille oluşan zarar veya zarar tehlikesi arasında uygun bir nedensellik bağı olmaldır. Eğer oluşan zarar veya zarar tehlikesi rekabet kurallarına aykırı olan fille gerçekleşmediyse haksız fiilden söz edilemez.

Haksız Rekabet Nasıl Engellenebilir?

Haksız rekabet nasıl engellenebilir sorusunun cevabı hukuki yollara başvurulmasıdır. Kanunlar haksız rekabet durumunda hukuk ve ceza davaları açılabilmesini öngörmüştür. Haksız rekabetin önlenmesi için haksız rekabetin men’i davası, haksız rekabetin ref’i davası, tespit davası, maddi tazminat davası ve manevi tazminat davası açılabilir. Bu davalar sırasında hakim haksız rekabeti engellemek için ihtiyati tedbir kararı da verebilir. Haksız rekabetin haksız fiile ortaya çıktığı durumda ceza davası da açılabilir. Ceza davasının sonucunda haksız rekabet hapis ya da adli para cezalarıyla cezalandırılabilir.

HAKSIZ REKABET DAVALARI

Haksız rekabetin tespiti davası yalnızca tespit amaçlı açılan davalardır. Bazı durumlarda haksız rekabetin tespit edilmesi yeterli olabilmektedir. Ayrıca başka davalarda haksız rekabetin varlığını delil olarak kullanmak isteyen kişiler de tespit davası açmaktadır. Davada hakim, gerekli gördüğü takdirde bilirkişiden de görüş alarak, haksız rekabetin var olup olmadığını tespit eder.

Haksız rekabetin oluşma ihtimali varsa ya da hala devam eden bir haksız rekabet hali varsa haksız rekabetin men’i davası açılabilir. Bu davaya haksız rekabetin önlenmesi davası da denilmektedir. Haksız rekabetin men’i davasında ortaya çıkmadıysa haksız rekabetin ortaya çıkmasının engellenmesi, hala devam eden bir haksız rekabet mevcutsa bunun durdurulması amaçlanır.

Haksız rekabetin ref’i davası haksız rekabet sonucu ortaya çıkan sonuçların düzeltilmesi, eski hale getirilmesi amacıyla açılan bir davadır. Dava sonucunda haksız rekabetle oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabete yol açan gerçekdışı ve yanıltıcı ifadelerin düzeltilmesi veya eski hale getirme için kaçınılmaz ise haksız rekabete yol açan araçların ve ürünlerin imha edilmesine karar verilebilir. Bu dava tazminat davalarıyla karıştırılmamalıdır. Haksız rekabetin ref’İ davasında davacının zararı tazmin edilmez, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması hedeflenir.

Haksız rekabet hukuki sorumluluğun yanında bazı hallerde cezai sorumluluk da doğurur. Haksız rekabet sebebiyle kişilere hapis ve adli para cezası uygulanabilir. Ticaret Kanunu’nda haksız rekabet durumunda ceza gerektiren haller şu şekilde sıralanmıştır;

  • Haksız rekabet hallerinden birini kasten işlenmesi.
  • Kendi tekliflerinin rakiplerininkilere tercih edilmesi için için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi.
  • Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatmak.
  • Çalıştıranlar veya müvekkillerin, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlememeleri veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmemeleri.

Sayılan bu fiillerin her biri iki yıl hapis cezasıyla ya da adli para cezasıyla cezalandırılabilir. Hukuk davasını açmaya hakkı olan herkes ceza davasını da açabilir.

Haksız rekabet tüzel kişilerin işleri esnasında meydana gelirse cezai sorumluluk  tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları üzerinde doğar

Haksız rekabeti ortaya çıkan taraf kusurluysa ve karşı tarafta bir zarar ortaya çıkardıysa maddi tazminat gündeme gelecektir. Haksız rekabetten zarar gören kişi haksız rekabeti yapan kişinin kusurlu olduğunu, zarar uğradığını ve kusurun zarara neden olduğunu ispat etmelidir. Ticaret Kanunun’da yer alan ifadeye göre hakim, haksız rekabetin sonucunda davalı tarafın elde etmesi mümkün olan menfaatlerin karşılığını tazminat olarak kararlaştırabilir.

Borçlar Kanunu hükümlerine göre haksız rekabet sonucunda manevi tazminat istemek de mümkündür. Haksız rekabet sonucunda kişilik haklarının zedelenmesi sebebiyle zarar gören kişi manevi tazminat talep edebilir.

Haksız Rekabette Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Haksız rekabet sonucunda uğranılan zararlar, itibar kayıpları, potansiyel müşteri kayıpları gibi durumlar ileri sürülerek maddi tazminat talep edilebilir. Fakat her durum kendi içinde farklılıklar gösterebileceği için hangi sebeplere dayanarak maddi tazminatın talep edileceğini avukatla birlikte kararlaştırmak daha doğru olmaktadır. Ayrıca haksız rekabette maddi tazminatın hesaplanması konusunda Ticaret Kanunu özel bir hüküm de getirmiştir. Bu hükme göre hakim maddi tazminat olarak haksız rekabete yol açan kişinin elde etmesi mümkün olan menfaatlerin karşılığını kararlaştırabilir.

Haksız Rekabette Manevi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Haksız rekabet hallerinde manevi tazminat talep etmek de mümkündür. Haksız rekabet sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişi duyduğu üzüntü ve acının karşılığında manevi tazminat isteyebilir. Hakim manevi tazminat talebi üzerine bir tazminat bedeli belirleyebilir ya da haksız rekabetin kınanmasına ve kararın basın yolu ile yayınlanmasına karar verebilir. Hakim hangisinin manevi açıdan tatmin edeceğini düşünüyorsa ona karar verir.

İhtiyati tedbir, yargılama esnasında ortaya çıkma ihtimali bulunan zararların engellenmesi amacıyla alınan tedbirlerdir. Haksız rekabette ihtiyati tedbir dava açıldıktan sonra da devam eden haksız rekabet halleri için söz konusu olabilir. Davanın süresi göz önüne alınarak dava süresince haksız rekabet sebebiyle ortaya çıkabilecek zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilir. Ayrıca ihtiyati tedbir kararıyla haksız rekabete konu olan mallara el konabilir

Haksız Rekabet Örnekleri

Birçok farklı şekilde haksız rekabetin ortaya çıkması mümkündür. Farklı alanlarda haksız rekabete ilişkin mahkeme ve yargıtay kararları bulmak mümkündür. Haksız rekabeti engellemek amacıyla açılacak davalarda bu kararları bilmek ve kullanmak önemlidir. Bunu yapabilmek teknik bir konu olduğundan deneyimli bir hukuk bürosuna başvurulması tavsiye edilir.

  • Tescil edilmiş bir ilaç markasına benzer ve tescil edilmemiş bir isimle, aynı amaç için kullanılacak ilaç üretmek haksız rekabet oluşturacaktır.
  • Bir futbol takımının renkleri kullanılarak üretilen çantanın üzerinde taraftar ifadesinin yer almasıyla çantanın o takımın ürünüymüş izlenimi yaratılması haksız rekabet oluşturacaktır.
  • Büyük puntoyla yazılan indirim miktarının altına okunması zor şekilde ufak puntoyla “…’ye varan” ifadesinin koyulması haksız rekabet oluşturacaktır.
  • Bir yiyecek markasının reklamlarında “sağlıklı olan tek marka” olduğunu iddia etmesi karşılaştırmalı reklam sayılır ve haksız rekabet oluşturur.
  • Bir bankanın başka bir bankanın müşterilerini arayarak daha yüksek faiz oranı vaat ederek, halihazırda paralarını tuttukları banka ile sözleşmelerini feshetmeye yöneltmesi haksız rekabeti meydana getirecektir.

Günümüzde markalar ticaret hayatında çok önemli bir yer tutmaktadır. Kişilerin tüketim tercihlerine ve yatırımcıların yatırım tercihlerine markanın büyük bir etkisi vardır. Bu nedenler marka korunmak istenmiştir. Markaların korunması asıl olarak Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiştir. Ancak markaların haksız rekabete uğradığı durumlarda hem bu KHK’da yer alan hükümlere hem haksız rekabet hükümlerine dayanmak mümkündür.

Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararneme yurtiçindeki tescilli markalar için koruma öngörmektedir. Ancak ticaretin ve sermaye akışının küreselleştiği bir çağda uluslararası çalışan markalar için bu korumalar yeterli kalmayabilmektedir. Yurtiçinde tescilli olmayan markaların haksız rekabet hükümleriyle mağduriyetten kurtulması mümkün olmaktadır. Markaların haksız rekabetten korunması için yapılması gerekenler hakkında hukuk bürosuna danışılması tavsiye edilir.

Günümüzde hakim olan serbest piyasa ekonomisinde bireylerin adil ve serbest bir rekabet ortamında kendilerini geliştirmeleri hedeflenir. Haksız rekabet kavramı ile hem kişilerin rekabet hakkı sınırlandırılarak adil rekabet ortamının sağlanması hem de rekabete dayalı ekonomik düzenin devamının sağlanması amaçlanır. Devletler kanuni düzenlemelerle haksız rekabeti engellemeye çalışmaktadır. Haksız rekabetin engellenmesi ile rakiplerin korunması, müşterilerin korunması ve genel ekonomik düzenin korunması sağlanır.

Haksız rekabete yol açmanın sonuçları açılan davaya göre değişebilir. Hukuk davaları ile haksız rekabetin ortadan kaldırılması, tespit edilmesi ve zarar görenin tazminat alması sağlanabilir. Ceza davaları ile ise haksız rekabete yol açan kişi hapis cezası ya da adli para cezası ile cezalandırılabilir. Hangi davaların açılacağı, davada nelerin talep edileceği konusunda rekabet hukukunda tecrübeli bir hukuk bürosuna danışmak olumsuz sonuçları engelleyebilir.

Haksız rekabet uluslararası hukukta da kendine yer bulan bir konudur. Ticaretin ve rekabetin globalleşmesi ile uluslararası hukukta bu konunun düzenlenmesi ihtiyacı doğmuştur. Türk Hukuk sisteminde ise haksız rekabet hükümleri genel olarak Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bunun dışında haksız rekabetin engellenmesi için anayasanın bazı hükümlerine dayanmak mümkündür. Haksız rekabet hükümleri bazı özel kanunlarda ve diğer düzenlemelerde de yer alabilmektedir.

Rekabet alanında karıştırılmaya müsait iki kavram haksız rekabet ve rekabetin korunmasıdır. Haksız rekabet ile rekabetin korunmasının farkı öncelikle düzenlendikleri kanunlardan kaynaklanır. Haksız rekabet Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu’nda düzenlenmişken, rekabetin korunması Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Rekabetin korunması kavramında amaç rekabetin kendisinin yani ticari sistemin korunmasıyken haksız rekabet kavramında amaç müşterilerin ve rakiplerin korunmasıdır. Bu nedenlerle haksız rekabet davalarında haksız rekabet avukatı ile süreci ilerletmek daha sağlıklıdır.

Haksız rekabet gerçekleştiğinde ortaya maddi bir durum çıkar. Bu maddi durum ortadan kaldırılmadıkça haksız rekabetin engellenmesi mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda haksız rekabetin ref’i davası ile haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması talep edilebilir. Eğer haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla ortaya çıktıysa bu beyanların düzeltilmesi de talep edilebilir.

Haksız rekabetin oluştuğu durumlarda öncelikle ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması ve haksız rekabete yol açan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi yoluna gidilir. Ancak haksız rekabetin engellenmesi için kaçınılmazsa haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası talep edilebilir.

Haksız Rekabette Basın, Yayın, İletişim ve Bilişim Kuruluşlarının Sorumluluğu

Haksız rekabete yol açan fiilin basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşları aracılığıyla yapıldığı hallerde haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i davaları iletinin veya ilanın sahibi aleyhine açılır. Yani basın, yayın, iletişim ve bilişim kurumları bu durumda sorumlu olmazlar. Fakat bu kuruluşların sorumlu tutulabileceği istisnai durumlar da vardır. Bu durumlar kanunda şu şekilde sıralanmıştır;

  • Yazılı basında yayımlanan şey, program, içerik, görüntü, ses veya ileti, bunların sahiplerinin veya ilan verenin haberi olmaksızın ya da onayına aykırı olarak yayımlanmışsa bahsedilen kuruluşlar sorumlu tutulabilir.
  • Yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, görüntünün, ses veya iletinin sahibinin veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılmışsa bahsedilen kuruluşlar sorumlu tutulabilir.
  • Başka sebepler dolayısıyla yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, görüntünün, sesin, iletinin sahibinin veya ilan verenin meydana çıkarılması veya bunlara karşı bir Türk mahkemesinde dava açılması mümkün olmamışsa bahsedilen kuruluşlar sorumlu tutulabilir.

İnternette Haksız Rekabet Nedir?

Haksız rekabet ticari yaşamın her alanında yer aldığı gibi artık elektronik ortamda da sık sık gündeme gelmeye başlamıştır. E-ticaretin gitgide yaygınlaşmasıyla bu alanlarda rekabetle ilgili hukuki sorunlar ortaya çıkmaktadır. Teknolojinin ilerlemesi ile internetten rakiplerin ve müşterilerin, ayrıca rekabete dayalı sistemin korunması ihtiyacı doğmuştur. İnternette haksız rekabet farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda avukata danışmak sürecin hatasız ilerlemesi için önemlidir.

Haksız rekabet davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Fakat haksız rekabet davalarının niteleikleri olaya göre değişebileceği için görevli mahkemenin doğru tespit edilmesi açısından bir hukuk bürosundan yardım almak doğru olacaktır.

Haksız rekabet davalarında yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yerindeki, haksız rekabeti doğuran fiilin işlendiği yerdeki, haksız rekabet sonucu zararın oluştuğu yerdeki ya da davacının yerleşim yerindeki mahkemedir.

Haksız rekabet davalarını açma hakkı olan kişi dava açma hakkının doğumunu öğrendiği andan itibaren 1 yıl içerisinde ve dava açma hakkının doğumundan itibaren her halde 3 yıl içerisinde dava açmalıdır. Aksi takdirde haksız rekabet haksız rekabet davaları zamanaşımına uğrayacaktır.

Haksız rekabeti meydana getiren fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve bu fiil için Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen zamanaşımı süresi daha uzun bir süre ise diğer davalarda da bu zamanaşımı süresi geçerli olur.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz