Tefecilik Suçu ve Cezası Nedir?

Tefecilik Suçu ve Cezası Nedir? konusu Türk Ceza kanununda sınırları belirlenmiş ve cezai sorumlulukları belirtilmiş bir suç türüdür.Öncelikte Tefecilik suçunu tanımlamakta fayda vardır.

Tefecilik Nedir?

Tefecilik, kelime anlamı olarak faizciliktik, murabahacılıktır. Türk Ceza Kanunun 241-242.maddelerde düzenlenmiştir. Kanunda Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar arasında gösterilen tefecilik için TCK 241: ‘’Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.’’ demektedir. ikrazatçı ise devamlı ve mutad meslek halinde, faiz veya her ne adı ne olursa olsun bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle, ödünç para verme işleriyle uğraşan veya ödünç para verme işlerine aracılık eden ve kendisine faaliyet izni verilen gerçek kişidir. Tüzel kişilerin ikrazatçı olması söz konusu değildir.

Tefecilik Suçu Nasıl Oluşur?

Tefecilik suçu oluşabilmesi için dört adet şartın gerçekleşmesi gerekir. Bunlar de suçun oluşumu için aranması gereken unsurlar;

1) Kazanç elde etmek için,
2) Belli bir vadeye bağlı olarak
3) Fahiş oranda bir faizle
4) Sistematik şekilde borç vermekten ibarettir.  

Tefecilik Suçunun Unsurları Nelerdir?

Tefecilik suçu fail bakımından herkes tarafından işlenebilecek suçlar arasındadır. Tefecilik suçunun fiili başkasına ödünç para vermek olarak nitelendirilmiş olsa da bu dar anlamda değil geniş anlamda yorumlanmalı sadece paraların değil diğer ekonomik değer taşıyan eşyalarında tefecilik suçu konusunu oluşturabilecektir. Netice itibariyle de verilen ekonomik değer taşıyan şeyin türü veya veriliş şekli önem arz etmemektedir. Önemli olan bu paranın ödünç alanın mal varlığı altına girmesidir. Tefecilik suçu için bir netice gerçekleşmesi aranmaz. Manevi unsur bakımından tefecilik yalnızca kasten işlenmesi gereken bir suçtur. Yani fail kazanç elde etme arzusunda olmalı ve bu fiillerinin mahiyetini biliyor ve isteyerek yapıyor olmalıdır. Ayrıca tefecilik suçunda ilgilinin rızası dışında hukuka uygunluk unsuru bulunmamaktadır. Tefecilik suçu iştirak açısından herhangi bir özellik göstermediğinden, iştirakin her hali mümkündür. İçtimai olarak  Yargıtay, tefecilik suçunu zincirleme şekilde işlenebileceğini benimsemekte ve ayrıca farklı mağdurlara yönelik tefecilik eylemini de bu kapsamda değerlendirmektedir.

Tefecilik Suçunda İspat

Tefecilik gündelik hayatta karşımıza çoğunlukla ‘’para satışı’’ veya ‘’çek-senet kırdırmak’’ şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Burada tehdit suçunun ispatı için önemli olan husus yapılan bu para ödüncünün kazanç elde etmek için fahiş bir oranla verildiğini göstermektir. İspat yapılması için karşı tarafın tefecilik işlemini sürekli olarak yapmasına gerek yoktur. Bir defa yapması halinde dahi yeni kanun gereği bu tefecilik olarak adlandırılacaktır. Çek-senet, bono gibi kıymetli evraklarda yapılacak olan ispat ise vergi daireleri tarafından yapılabilecek inceleme ile karşımıza çıkabilecektir.

Tefecilik Suçunun Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Tefecilik suçunda verilebilecek cezalar bakımından hakimin takdir yetkisine bırakılmıştır. Buna göre suçun işlenişi bakımından nitelikli unsurlar yer almıyorsa (örneğin suçun birden fazla kere işlenmesi) ve yine suçun işlenişi gereği hakim TCK 241’e dayanarak suçu adli para cezasına çevirebilir. İlgili hüküm:
Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Kıymetli Evrak ile Kambiyo Senetleriyle Tefecilik

‘Tefecilik’ suçunun, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para vermekle oluşur. Bu anlamda suçun oluşumu için tefecilik eyleminin meslek haline getirilmesinin gerekmediği gibi anılan hükmün gerekçesinde de belirtildiği üzere atılı suç ‘senet kırdırma’ denen usulle de işlenebilecektir. Yani bu durumda kambiyo senedinin el değiştirmesinin kişiler arasındaki doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmayıp bizatihi kambiyo senedinin kendisinin satılıp satın alındığı gözetildiğinde de tefecilik işlemi oluşabilecektir.

Kredi Kartı ile Tefecilik

Tefecilik suçu kredi kartı kullanmak suretiyle de işlenebilir. Gerçek bir satış yapılmasa da satışı yapılmamış olan malın değeri kadar para kredi kartı ile ödenmiş gibi gösterilmektedir.  Fail , kredi kartı sahibi parayı alacak kişiye mal bedeli olarak çekilen paranın çok daha aşağısında bir parayı nakit olarak vermektedir. Yargıtay da yapılan bu işlemi tefecilik olarak kabul etmektedir.

Tefeci Nasıl Şikayet Edilir?

Tefecilik suçunda herkes, fahiş miktarda faiz ile ödünç para verdiği belirlenen kişiyi ihbar veya şikayet edilebilir.

Tefecilik Suçundan Beraat

Tefecilik suçundan beraat için tefeciliğin unsurlarının gerçekleşmemesi gerekmektedir. Tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek maksadıyla fahiş bir faiz oranı belirlenerek kişiye ödünç para verilmesi gerekmektedir. Burada fail kendisinin fahiş bir oran belirlemediğini durumun şartlarına dayanarak göstermesi halinde veya iddiada bulunan kişi ya da kişilerin dayanak-gerekçelerinin yetersiz olması halinde mahkeme burada beraat kararına hükmedecektir.

Tefecilik Suçunun Cezası Nedir?

Tefecilik suçunun cezası TCK 241 ve TCK 242’ ye göre belirlenmiştir. Buna göre TCK 241 ‘’Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Tefecilik suçunda fail olan tarafın tüzel kişi olması durumunda ise TCK 242 uygulanır. TCK 242: ‘’Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.’’ der.

Tefecilik suçunun işlenmesi suretiyle tüzel kişiler yararına haksız menfaat sağlanması halinde tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacaktır. Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri ise, TCK m.60’da belirtildiği üzere iznin iptali ve müsaderedir.
Yakın akrabaya karşı tefecilik : Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına baktığımızda, yakın akrabalık ve iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında önemli bir miktardaki paranın karşılıksız olarak alınıp verileceği günümüz ekonomik koşulları gözetilerek kabul görmemektedir.

Tefecilik Suçunda Zaman Aşımı Süresi

Tefecilik suçunda zaman aşımı süresi 8 yıldır. Tefecilik fiilinin gerçekleşmesinden itibaren 8 yıl içerisinde bu fiil için dava açılabilmektedir.

Tefecilik Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tefecilik suçunda görevli ve yetkili mahkeme suçun işlendiği yer asliye ceza mahkemesidir.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz