Özel Belgeyi Bozma, Yok Etme, Gizleme Suçu

Bilişim Sistemine Girme Suçu

Türk ceza kanunu Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu TCK 208’de düzenlenen ve kamu güvenine karşı işlenen suçlar arasında yer alır. Özel belgeyi bozma, yok etme ve gizleme şeklinde oluşabilen sırf hareketli ve seçimlik hareketli bir suçtur.

Gerçek bir özel belge üzerindeki yazıları örneğin boyamak, silmek veya karalamak suretiyle okunamaz hale getirmek, belgeyi yırtmak, yakmak veya gizlemek fiilleri bu suçu oluşturur.

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu birden fazla hareketle oluşabilir. Birden fazla şekilde işlenmesi halinde de yine tek suç olarak TCK 208’e dayanılarak ceza verilir. Özel belgeyi yok etme fiili zor kullanılarak yapılmışsa yağma suçu oluşur.

Özel Belge Nedir?

Özel belge; yazılı olan, hukuki alanda sonuç doğurabilecek içeriğe sahip, düzenleyicisinin belli olduğu resmi olmayan belgelerdir. TCK 210’a göre ‘’Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil, hisse senedi veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.’’ hükmü yer almıştır. Ancak bu belgelerde eksik olması halinde örneğin çekte tarih yazmaması halinde bu özel belge sayılır. Bu çekin yırtılması, imzanın karalanması, saklanması da özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu oluşmuş olacaktır.

Özel Belgeyi Bozma Suçu

Özel belgeyi bozma suçu belge üzerinde yapılan fiil sonucu belgenin hukuki anlamda bir sonuç doğuramaz hale gelmesi veya önceki işlevinde kullanılamaması halinde oluşur.

Özel Belgeyi Yok Etme Suçu

Özel belgeyi yok etme suçu özel belgenin maddi varlığına son vermek anlamına gelir. Özel belgeyi yok etmede belgenin onaylı bir suretinin bulunması suçun oluşumunu engellemez. Uygulamada belgenin resmi olduğu tam olarak tespit edilemiyor ve suça konu belge fiilen yok edilmiş olduğundan hiçbir şekilde aslı bulunamıyorsa özel belgenin yok edilmesi hükümleri uygulanacaktır.

Özel Belgeyi Gizleme Suçu

Özel belgeyi gizlemek suçu halinde belge varlığını sürdürür. Gizlenen belge, kişilerin nezdinde bulunan özel belge olabileceği gibi, özel veya kamuya ait bir kurumda muhafaza edilen özel bir belge de olabilir. Bir özel belgenin, mahkemeden istenmesine karşılık; gerçeğe aykırı şekilde, mevcut olmadığının veya bulunmadığının bildirilmesi halinde özel belgeyi gizlemek suçu oluşur. Ancak soruşturma sonucunda bu belgelerin istenmesi halinde belgelerin verilmemesi halinde özel belgeyi gizleme suçu değil, suç delillerini gizleme suçu oluşur.

Özel Belgeyi Bozma, Yok Etme, Gizleme Suçunun Cezası

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçunun cezası TCK 208’de belirlenmiştir. Burada özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçlarından herhangi biri veya birden fazlası işlense dahi TCK 208’e göre ceza verilecektir. TCK 208 özel belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişiye verilecek olan cezanın 1 yıldan 3 yıla kadar olacağını düzenlemiştir.

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu dolayısıyla mahkemenin Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması (HAGB) kararı vermesi mümkündür.

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu nedeniyle verilen hapis cezası adli para cezasına dönüştürülebilir.

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu dolayısıyla cezanın ertelemesi kararı verilebilmesi mümkündür.

Özel Belgeyi Bozma, Yok Etme, Gizleme Suçuna Teşebbüs

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçuna teşebbüs, suçun icra hareketlerinde kalması ile söz konusu olabilir. Resmi belgede olduğu gibi özel belgede de, evrak yırtılmasına rağmen parçaları birleştirildiğinde unsurlarını muhafaza ettiği anlaşılıyorsa, özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu teşebbüs aşamasında kalmış kabul edilecek ve teşebbüs hükümlerince cezalandırılacaktır.

Özel Belgeyi Bozma, Yok Etme, Gizleme Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçunda soruşturma ve kovuşturma başlatılması re’sen gerçekleşir. Yani savcılığa özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçlarından herhangi birini tespit ederse bunu kendiliğinden soruşturur ve gerekli şüphe uyanması halinde kovuşturma başlatılır.

Aksi halde cumhuriyet savcılığı Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) verecektir. Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçu şikayete bağlı suç değildir. Buradan anlaşılması gereken özel belgeye yönelik bozma, gizleme veya yok etme fiillerinin gerçekleşmesinin tespiti yargı mercii tarafından yeterlidir. Olaydan mağdur olan kimselerin şikayeti soruşturma açılması için gerekli değildir.

Özel Belgeyi Bozma, Yok Etme, Gizleme Suçunda Zamanaşımı Süresi

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçunda zamanaşımı süresi, TCK 66’da yer verilen hüküm çerçevesinde belirtilmiştir. Buna göre TCK 66/e’de 5 yıl ve az mahkumiyet verilmesi gereken suçlarda zamanaşımı süresi 8 yıl olarak belirlenmiştir. Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçunda da zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Özel Belgeyi Bozma, Yok Etme, Gizleme Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Özel belgeyi bozma, yok etme, gizleme suçunda görevli ve yetkili mahkeme suçun işlendiği yerde bulunan Asliye Ceza Mahkemesidir.

Özel Belgeyi Bozma, Yok Etme, Gizleme Suçuyla ilgili Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ
E. 2012/27395 K. 2014/12265

DAVA : TCK 207. maddesinde yazılı özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu belgenin aldatma yeteneğinin bulunması gerekir. Aldatma yeteneği resmi belgede sahtecilik suçuna göre özel belgede sahtecilik suçunda daha kolay gerçekleşir. Zira özel belgenin düzenlenmesinde, resmi belgeye oranla mevzuatın gerektirdiği içerik ve biçim koşulları sıkı bir şekilde aranmaz. 5237 Sayılı TCK 208. maddesindeki “özel belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için ise özel bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir.

Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır. Bu eylemi sahte özel belgeyi tağyir/değiştirme suçundan ayıran husus, bozmanın belgeyi değiştirme niteliğinde olmamasıdır. Bozmaya yönelik davranışın, belgedeki bazı bilgilerin farklılaştırılmasına, yani belge içindeki gerçeğin değiştirilmesine yönelik bulunması halinde eylem diğer koşulların bulunması halinde sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Açıklanan sebeplerle somut olayda sanığın 22.03.2005 tarihli sözleşme üzerinde yaptığı değişiklikte TCK 208. maddesindeki özel belgeyi bozmak suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

SONUÇ : Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olunduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C. YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ
E. 2015/970 K. 2015/566

DAVA : Sanık müdafii ile katılan vekilinin sanık hakkında “özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçundan verilen mahkumiyet; katılan vekilinin sanık hakkında “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1-)Sanığın olay günü katılanın evine giderek tarlasını kiralaması sebebiyle doğan borcuna karşılık önceden verdiği ve tüm aşamalarda varlıklarını kabul ettiği 2010 ve 2011 yıllarına ait iki adet senedi katılandan isteyip aldıktan sonra karşılıklarını ödemeden, her iki senedin imza kısımlarını yırtarak beraberinde alıp götürdüğü ve yargılama aşamasında 2010 yılına ait düzenleme tarihi olmayan senedi yapıştırıp dosyaya ibraz ettiğinin katılan … ve tanık …’ın beyanları ile ;

tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğu ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda belgeyi yok etmek, bozmak veya gizlemek suçunun konusunun resmi evrak olması halinde 205. maddenin, özel evrak olması durumunda ise 208. maddenin uygulanması gerekmesine nazaran, resmi belge ile özel belgenin, sahtecilik, bozmak, yok etmek veya gizlemek suçları açısından ayrı ayrı düzenlendiği, suça konu yırtıldığı iddia olunan 2011 yılına ait senedin ele geçirilememiş olması ve parçalarının bir araya getirtilip TTK’nun 688. maddesinde sayılan yasal unsurları taşıyıp taşımadığının saptanamaması karşısında;

“şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince suçun konusunu oluşturan senedin özel belge niteliğinde sayılması gerektiği ve suça konu 2010 ve 2011 yıllarına dair bonoların aynı anda yırtıldığı olayda, eylemin 5237 Sayılı TCK 208. maddesindeki tekbir özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu oluşturacağı, belge sayısının 5237 Sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden herbir senet yönünden ayrı hükümler kurulması,

2-)Kabule göre de;

Sanık tarafından yırtılıp, tanzim tarihinin bulunmaması sebebiyle özel belge olarak kabul edilen 01.09.2010 tediye tarihli aslı dosya arasında bulunan mahkumiyet hükmüne konu senedin heyetçe incelenmesinde, yapıştırılmak suretiyle hukukça hükmü haiz senet niteliğini yeniden kazandığı, bu haliyle 01.09.2010 tediye tarihli senet bakımından sanık üzerine atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı hususu gözetilmeden suçun tamamlanmış hali üzerinden fazla ceza tayini,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. Maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz