İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu

Bilişim Sistemine Girme Suçu

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu halk arasında bilinen adıyla yaşam tarzına müdahale suçu TCK 115’te düzenlenmiştir. Özgürlüğe karşı işlenen suçlar arasında ele alınmış olan bu suç tipinin işlenmesi için kasten cebirle veya tehdit yoluyla oluşması gerekir.

İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçunun kanundaki yeri

İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu (yaşam tarzına müdahale suçu), Anayasamızın 10 ve 24. Maddesinde ve bağlı olduğumuz birçok uluslararası antlaşmalarda güvence altına alınan inanç özgürlüğünün korunması adına TCK 115.maddeyle de yaptırıma bağlanarak güvence altına alınmıştır. Anayasamızın 10.maddesinde kişilerin inançları ne olursa olsun eşit olacağından 24.maddesinde de herkesin vicdan, dini ve kanaat hürriyetine sahip olduğunu söylemiştir.

Bunlara bağlı olarak Özgürlüğe karşı işlenen suçlar başlığı altında TCK 115’te inanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçuna halk arasında bildiğimiz adıyla yaşam tarzına müdahale suçuna yer verilmiştir.

İslam’da Düşünce Özgürlüğü

İslam’da yaşam tarzına müdahaleye ve düşünce özgürlüğüne bakacak olursak, İslam tüm insanlara yaratılmasının gereği olarak bütün hakları verir. İnsanlar arasında zengin-fakir, renk-ırk, soylu soysuz gibi ayrım yoktur. İnsana verilen bu değer Kur’an’da şöyle ifade edilmiştir: ‘’ Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Millet ve kabileler halinde topluluklar kildik ki birbirinizi tanıyasınız. Allah katında en üstün olanınız ondan en çok sakınanınızdır. “

İslam’a göre tevhid inancıyla özgürleşen insan hem düşünce, hem de inanç açısından özgürleşir. Başkalarını hoşgörüyle karşılar. Farklı inanç sahiplerine saygılı olur. İslam dininde zorlama yoktur ve insanlar özgürce düşüncelerine göre hareket ederek inanç sahibi olurlar. Bu açıdan da İslam’da düşünce özgürlüğü olduğunu görebilmekteyiz.

İnanç Düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu nasıl oluşur ?

İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu (yaşam tarzına müdahale suçu) TCK 115’te belirtilmiş buna göre,

Cebir veya tehdit kullanarak, Bir kimseyi dini, siyasi, sosyal veya felsefi; inanç, düşünce ya da kanaatlerini açıklaması yönünde baskı yapan, değiştirmeye zorlayan ya da açıklamak istemesine rağmen engelleyen kişi inanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu işlemiş olur.

Dini inançların yerine getirilmesinin engellenmesi veyahut bireysel ya da toplu şekillerde gerçekleştirilecek dini ibadetlerin engellenmesi halinde de inanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engellenmesi suçu işlenmiş olur.

Bir kimsenin inanç düşünce ve kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahalede bulunan veya bunları değiştirmeye zorlayan kişi de İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu (yaşam tarzına müdahale suçu) işlemiş olacaktır.

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Nitelikli Halleri

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu (yaşam tarzına müdahale suçu) TCK 115’te belirtilmiş olsa da bu suçun nitelikli hallerine TCK 119’da yer verilmiştir. Buna göre:

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu silahla işlenmesi halinde, Birden fazla kişinin gerçekleştirmesi sonucunda, Var olan suç örgütlerinin korkutucu etkisiyle İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun oluşması halinde,

Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak gerçekleştirilmesi halinde, İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun (yaşam tarzına müdahale suçunun) nitelikli hali oluşmuş olur ve verilecek olan ceza da 1 kat artırım söz konusu olacaktır.

Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun ağırlaşmış sonuçlarının meydana gelmesi durumunda bu suçun dışında kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanacaktır. Yani bu halin oluşmasıyla birlikte faile hem İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun (yaşam tarzına müdahale suçunun) Cezası nedeniyle hem de kasten yaralama hükümlerine göre ceza verilecektir.

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Cezası

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun (yaşam tarzına müdahale suçunun) Cezası TCK 115’te belirtilmiştir. Buna göre cebir ve tehdit yoluyla bir kimsenin inanç düşünce ve kanaat hürriyetini açıklaması için baskıda bulunan, değiştirmeye zorlayan, zorla açıklaması yönünde baskı yapan, dini inançlarının yerine getirilmesini engelleyen, inanç düşünce ve kanaat tercihlerini değiştirmesi ya da kullanılmasının engellenmesine neden olan kimselere; 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.

Yaşam tarzına müdahale suçunda hakim alt sınırdan hükmedilen hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir.

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda hakim Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Kararı (HAGB) verebilir.

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda (yaşam tarzına müdahale suçunda) hakim verilen cezanın ertelenmesi kararı da durumun şartlarını göz önünde bulundurarak verebilir.

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Zaman Aşımı Süresi

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçuna (yaşam tarzına müdahale suçuna) TCK 115’te yer verilmiş olsa da dava zaman aşımı süresine TCK 66’da yer verilmiştir. Buna göre İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun oluşmasıyla birlikte dava zaman aşımı süresi 8 yıldır.

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda (yaşam tarzına müdahale suçu) görevli ve yetkili mahkeme bu suçun işlendiği yerde bulunan Asliye Ceza Mahkemesidir.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz