Doktorun Ceza Sorumluluğu

Doktorun Ceza Sorumluluğu Doktorlar, görevleri gereği yüksek risk altında çalışan, hukuk düzeni tarafından kendisine tıbbi müdahalede bulunma yetkisi verilen kimselerdir.

İnsan vücudu, günlük hayatımızda gerek İnsan Hakları gerekse de Kanunlarımızda korunan temel haklarımızda yer alan ve hatta dokunulmaz diyerek korunmaya çalışılan haklarımız arasındadır.

Doktorlar, dokunulmaz olarak nitelendirilen insan vücudunu meslekleri gereği uygulama alanı olarak görmektedirler. Bu sebepledir ki doktorların dikkat ve özen sorumluluğu diğer mesleklere nazaran daha fazla olmalıdır. En temel hak olan Yaşam Hakkı ve dokunulmaz olan vücut bütünlüğü bir bakıma doktorların elinde olup doktorların sorumluluğu çok fazla olmalıdır.

Doktorlar tıbbi işlemlerini yaptıkları sırada hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller genel olarak; Mağdurun (Hastanın) Rızası, Zaruret Hali, Toplumsal Fayda, Görevin Yerine Getirilmesi olarak nitelendirilebilir. Aksi hallerde doktorun ceza sorumluluğuna gidilecektir.

Doktorun Ceza Sorumluluğu Nedir?

Doktor yapacağı tıbbi müdahaleleri, uygun tedavi koşullarına ve hastanın menfaatlerine yönelik olarak yapmalıdır. Doktorun ceza sorumluluğu hallerini şöyle kategorize edilebilir:

Doktorların Kastları Halinde Doktorun Ceza Sorumluluğu

Doktorların, tedaviden başka bir amaçla hareket etmesi halinde ortaya çıkacak olan sonuçtan ‘’Kast’’ ile sorumlu olacağı açıktır. Burada doktorun, tedavi amacı olmaksızın, hastanın menfaatlerinin tersine hareket etmesi, hastanın durumunu daha kötüleştirici müdahalelerde bulunması veya hastayı öldürmek maksadıyla gerçekleştirdiği fiillerden dolayı doktor hukuka uygunluk sebeplerine dayanamaz. Doktorun ceza sorumluluğu, kasten insan öldürme ve benzeri hükümler çerçevesinde cezalandırılacaktır.

Doktorların Taksirle Hareket Etmeleri Halinde Doktorun Ceza Sorumluluğu

Doktor gerçekleştireceği her türlü müdahalede gerekli önlemleri almak zorundadır. Günlük hayatımızda doktorların sorumluluğu olarak en çok karşımıza çıkan durum ‘’Doktorun Taksire Dayalı Ceza Sorumluluğunu’’ ortaya çıkarır. Doktorun taksirle gerçekleştirdiği durumlar için önemli olan husus nedensellik bağı ve doktorun fiilin neticelerine yönelik her türlü önlemi almış olması durumudur. Nedensellik bağı için ortaya çıkan durum ile doktorun gerçekleştirdiği fiil arasında bağ olmalıdır. Bununla birlikte doktor yapmış olduğu fiil ile ilgili her türlü önlemi almış olmalıdır. Burada örnek verecek olursak; Hastanın rızası alınarak, tedavisi amacıyla gerçekleştirilen ameliyatın risklerini bilen ve bunu hastaya bildirdikten sonra ameliyat için rıza alan doktor, ameliyat sırasında gerçekleşebilecek durumlar için önlem almazsa (Kan kaybını göz önünde bulundurarak, kan temin etmek gibi) ve buna bağlı olarak hasta da doktorun bu ilgisizliğinden dolayı zarar görürse (kan kaybı nedeniyle hayatını kaybederse) doktor gerçekleşen bu durum nedeniyle taksirle sorumlu olmak durumunda kalır. Bunların yanı sıra, tedavinin yanlış uygulanması, tedavide gecikilmesi halinde de taksir nedeniyle doktorun ceza sorumluluğu oluşur.

Doktorun Taksirle Adam Öldürmesiyle Ortaya Çıkan Doktorun Ceza Sorumluluğu

Taksirle öldürme, şikayete bağlı olarak dava açılmaz, taksirle öldürme halinde hastanın yakınları bir şikayette bulunmasa dahi savcı re’sen doktorun yürüteceği soruşturma sonrasında, suç teşkil eden durumların varlığı hakkında şüphe uyanıyorsa kamu davası açılacaktır. Doktorun burada 1 yıldan az ceza alması halinde cezası ertelenir. Erteleme mağdurun zararının tazminine bağlanabilir. Cezanın ertelenmesi hakim tarafından belli bir süreye bağlanır. Bu süre zarfında doktor kasıtlı bir suç işlemezse erteleme sonunda cezası infaz edilmiş sayılır. Taksirle insan öldürme halinde, olağanüstü veya bariz şartlar oluşmadıkça doktorun ceza sorumluluğu asgari oranda verilecektir.

Doktorun Taksirle Yaralaması Halinde Sorumluluk

Taksirle yaralama suçunda doktorun sorumluluğu taksirle insan öldürme durumuna göre farklılık göstermektedir. Taksirle insan yaralama suçunda doktorun ceza sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikli olarak şikayetçi olmak gerekir. Şikayet bulunmaksızın taksirle yaralama hallerini savcı re’sen dikkate almayacaktır. Ancak burada belirtmek gerekir ki bilinçli taksir halinde, yani doktorun fiilin sonuçlarını istememesi ancak fiilin oluşmasında yeterli önlemleri almaması nedeniyle bilinçli taksir oluşur ve burada oluşan bilinçli taksiri savcı re’sen dikkate alacak, şikayete gerek kalmaksızın kamu davası açacaktır.Taksirle yaralama suçunun nitelikli hallerine baktığımız zaman bir kemiğin kırılması ve kişinin bitkisel hayata girmesinin yer aldığı görülmektedir. Doktorun meydana getirebileceği aşikar olan bu durumların oluşması halinde doktorun gerçekleştirmiş olduğu taksirle yaralama suçunda doktorun ceza sorumluluğu oranında artırıma gidilecektir. Ayrıca Türk Ceza Kanununun 56.maddesinin 6.fıkrasında; ‘’Belli bir meslek veya sanatın ya da … gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da … belgesinin geri alınmasına karar verilebilir.  diyerek doktorun ceza sorumluluğunu belirtmektedir. Yani doktorun taksirle yaralama kararı çıkmasının ardından mesleki olarak da uğrayacağı zararlar belirtilmiştir. Mahkumiyetin verilmesi halinde en az 3 ay en fazla 3 yıl meslekten uzaklaştırılacak olan doktorun durumun şartlarına göre hekimlik belgelerinin iptaline kadar yetkili mahkeme karar vererek doktorun ceza sorumluluğuna gidilebilmektedir.

Doktorun Görevini İhmal Etmesi Halindeki Sorumluluğu

Doktorlar görevleri ve sorumlulukları gereği toplum içerisinde son derece önemli bir görev icra etmektedirler. Görevleri sırasında da bu sorumluluk ile hareket edip gerekli özen ve dikkat yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Doktorların burada görevlerini gereği gibi yerine getirmemeleri sonucu ağır ihmal veya hafif ihmal durumları oluşacaktır. Bu gibi hallerde doktorun ceza sorumluluğu oluşacaktır. Günlük yaşamda karşımıza çıkan ve hatta haberlere dahi konu olan örneklerden verecek olursak ameliyat esnasında hastanın vücudunda makas unutulması, ağır kusura örnek olacaktır. Böyle olaylarda yalnızca doktorun ceza sorumluluğu değil hastaneye karşı adam çalıştıranın veya yardımcı bulunduranın sorumluluğu hükümlerine dayanarak da Borçlar Kanunu hükümlerine dayanılarak dava açılabilmesi mümkündür.

Doktorun Hatası Nedeniyle Açılacak Malpraktis Davaları

Doktorun ceza sorumluluğu dışında, malpraktis hali yani yanlış tedavi sebebiyle hastanın oluşan zararlarını tazmini için Malpraktis Davası açma hakkı bulunur. Malpraktis davası açılabilmesi için aranan şartlar şöyledir:  

  • Hastada tıbbi müdahale sonrasında veya bu müdahale sırasında oluşmuş olan bir zarar gerçekleşmelidir.
  • Oluşan zarar doktorun tecrübesizliği, ilgi göstermemesi veya bilgisizliği nedeni ile ortaya çıkmış olmalıdır.
  • Hekimin bu hareketleriyle (tecrübesizlik, bilgisizlik veya ilgisizlik) hastada oluşan zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır.

Ayrıca, malpraktis ile ilgili olarak sitemizde yer alan Doktor Hatası (Malpraktis) Durumunda Ceza Davaları ve Tazminat adlı makalemizi okuyabilirsiniz.

Hangi Hallerde Doktorun Ceza Sorumluluğu Ortadan Kalkar?

Doktor, hastanın tedavisi sürecinde, durumun şartlarını göz önünde bulundurarak her türlü özen ve dikkati göstererek, gerekli tedbir ve önlemleri almak durumundadır.

İlgilinin Bilgilendirilmesi ve Rızası: Oluşabilecek tüm durumları tedavi başlamadan önce hastaya veya hastanın bilinci yerinde değilse hastanın yakınlarına iletmeli, oluşabilecek tüm durumları, tedavinin amacını bu kişilerle paylaşmak durumundadır. Burada alacağı izinler çerçevesinde tedavi yürümelidir. İlgilinin rızası sonucu yapılan müdahalelerde doktor tüm standartlara uyarak işlem yapıyorsa doktorun ceza sorumluluğu bulunmayacaktır.

Zaruret Hali: Zaruret halinde ancak bilgilendirme yapılmaksızın müdahale edebilmektedir. Çünkü burada hastanın üstün yararı bulunmaktadır. Örneğin bilinci yerinde olmayan hastanın yoğun bir kanaması olması halinde kanamayı durdurmaya yönelik işlemler hastanın izni olmadan dahi yapılabilir. Çünkü burada hastanın yaşamı söz konusudur.

İzin alınmasına yönelik olarak ispat yükümlülüğü hastane veya doktora aittir.
Zaruret halinde de doktorun ceza sorumluluğu bulunmayacaktır.

Doktorun Özen ve Dikkat Yükümlülüğünü Yerine Getirmesi: Doktorun tıbbi müdahale öncesi veya müdahele sırasında gerçekleştirdiği bütün eylemlerin standart tıbbi müdahele ölçülerinde olması halinde, bu müdahale öncesinde hastanın veya yakınlarının bilgilendirilmesi ile gerçekleştirilmesiyle oluşan tüm haller hukuka uygunluk sebebi olarak görülür. Ayrıca doktorun oluşan durumu öngöremeyecek durumda olması, tüm önlemleri almış olmasına rağmen standart olan tedavi sırasında oluşabilecek aksi haller halinde de sorumluluktan kurtulabileceği belirtilmektedir. Özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getiren doktorun ceza sorumluluğuna gidilmeyecektir.

Doktorun Ceza Sorumluluğu Nasıl Oluşur?

Doktorların tıbbi müdahale sırasında hastanın menfaatleri gereği tedavi uygulaması, gerekli bilgilendirme işlemlerini yapması ve sorumluluğu çerçevesinde özen göstermesi durumunda cezai sorumluluğu oluşmaz, yapılan işlemler hukuka uygunluk sebepleri arasında gösterilir.

Doktorların kasten yaptıkları fiiller herkesçe işlenmiş gibi kabul edilir ve kasıttan doğan hükümler çerçevesinde doktorun ceza sorumluluğu oluşur.

Doktorların taksirle işlediği fiiller açısından da hastanın durumuna göre cezai sorumluluğa gidilir. Hastanın taksirle ölümü ve bilinçli taksirle yaralama hallerinde savcı re’sen dava açacakken, bilinçsiz taksirle yaralama durumlarında kişinin şikayeti üzerine dava açılacaktır.

Oluşan zararın, doktorun kusuru ile meydana geldiği çok net şekilde ortada olduğu hallerde incelemeye gerek yoktur, lakin aksini iddia etmeleri halinde doktor ve hastane kusursuzluğunu kanıtlamalıdır. Kusursuzluğun ispatı mümkün olmazsa doktorun ceza sorumluluğu oluşmuş olur.

Doktorun Ceza Sorumluluğunda Zaman Aşımı Süresi

Doktorun ceza sorumluluğu doktorun çalıştığı yere ve yaptığı işe göre değişkenlik gösterebilir.
Kendi kliniği olan doktor ile hasta arasında kurulan hekimlik sözleşmesine, vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanır. Burada açılacak olan tazminat davalarında zaman aşımı süresi 5 yıldır.

Özel hastane ile sözleşmesine dayanarak açılacak tazminat davalarında öğrenilmesinin ardından 2 yıl her durumda 10 yılın geçmesiyle zaman aşımı gerçekleşir.

Bilinçsiz Taksirle işlenen, takibi şikâyete bağlı doktorun ceza sorumluluğunda, davanın, fiilin öğrenilmesinden en fazla 6 ay içinde açılması gerekir.

Bunların dışındaki zaman aşımı süreleri, dava konusunun Türk Ceza Kanununun 112.maddedeki şartlarına göre belirlenmektedir.

Doktorun Ceza Sorumluluğunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Doktorun ceza sorumluluğu çerçevesinde meydana getirdiği taksirle insan öldürme suçunda görevli olan mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Doktorun ceza sorumluluğu çerçevesinde meydana getirdiği taksirle insan yaralama suçunda görevli olan mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Doktor ile hastane arasında ise ölüm veya vücutta oluşan kalıcı hasarlar nedeniyle hastanenin kusurlarından ve yardımcı kişilerin eylemlerinden dolayı özel hastaneler karşı açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

Kamu hastanelerine karşı açılacak davalar ise İdare Mahkemelerinde açılabilecaktır.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz