Boşanma Davasında Aldatılan Eş Üçüncü Kişiye Karşı Dava Açabilir Mi?

Boşanma Davasında Aldatılan Eş Üçüncü Kişiye Karşı Dava Açabilir Mi? sorusu son dönemde en çok sorulan sorulardan biri oldu.bu konuda yargıtay emsal bir karar vermiş olsa da kararında değişikliğe gitti ve artık tazminat hakkında yeni bir karara vardı.

Aldatma nedir?

Aile toplumun en küçük yapı taşını oluşturur. Evlilikle birlikte aile içi sadakat yükümlülüğü vardır ve eşler evlilik hatta nişanlanmayla birlikte diğer tarafa karşı sadakat yükümlülüğü altına girer.   

Aldatma, eşlerden birinin üçüncü bir kişiyle girdiği cinsel ilişki yoluyla gerçekleşen hadisedir. Türk Medeni Kanunumuzda aldatma ‘’Zina’’ başlığı altında incelenmiştir. Medeni Kanunumuz ‘’Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.’’ demektedir. Yani aldatılan eş, zinaya dayanarak, aldatan eşten boşanmaya dayanabilecektir. Zina hali diğer adıyla aldatma olarak bilinen bu hal boşanmanın özel sebepleri arasında sayılmıştır. Zina (aldatma) kusura dayalı ve mutlak bir boşanma sebebidir. Bununla birlikte son yıllarda Yargıtay aldatılan eşin üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açabileceği yönünde kararlar vermiştir.

Aldatma nasıl oluşur?

Evlilik ile birlikte eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülükleri oluşur. Evlilik birliğinde ortak konutta yaşamak, çocukların bakımını birlikte sağlamak ne kadar önemli ise eşlerin birbirine karşı sadık olmaları da o kadar önem arz etmekte ve bu haller Medeni Kanun tarafından güvence altına alınmaktadır.

Aldatma Türk Hukukunda ancak zina ile birlikte kabul görür. Yani boşanma sebebinin aldatmaya dayanılması için eşlerden birinin üçüncü bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesi gerekmekte ve bu aldatmanın ispat edilmesi gerekmektedir. İspat için her türlü belge kabul görmektedir. Ancak tekrar belirtmek gerekirse aldatma için tarafların bir başkasıyla ilişkiye girmeleri gerekmektedir. Diğer durumlarda MK 161’e dayanmak mümkün olmayacaktır. Eşlerden birinin üçüncü bir kişiyle gönül bağı kurması halinde ancak ‘’Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması’’ hükümlerine dayanılabilecektir. Böyle bir durumda ‘’Zina’’ hükümlerine dayanılması söz konusu olmayacaktır.

Aldatmanın öğrenilmesinin ardından 6 ay içinde olayın gerçekleşmesinin üzerine 5 yıl içinde dava açılmalıdır. Ayrıca affeden eşin dava açma hakkı da bulunmamaktadır. Yani aldatma ile birlikte eşlerden biri aldatan eşi affeder daha sonra aldatmaya bağlı boşanma talep ederse bu mümkün olmayacaktır.

Belirtmek gerekir ki eşinin üçüncü kişiyle birlikte olmasını bilen, buna göz yuman ve hatta destekleyen kimselerin de bu aldatmaya dayanması söz konusu olamayacaktır.

Aldatma eylemine katılan üçüncü kişiden tazminat talep edilebilir mi?

Aldatmadan dolayı aldatan eşten talep edilebilecek olan tazminat Medeni Kanunun 174.maddesinde belirtilmiştir.

Aldatılan eşin üçüncü kişiye karşı talep hakkı ise Yargıtay tarafından Borçlar Kanunu madde 58’e göre verilebileceği kararına bağlanmıştır. Yargıtay 2010 yılında verdiği karar ile eşlerin sadakat yükümlülüğünün bulunduğunu ve bu sadakat yükümlülüğüne karşı yapılan tüm haksız fiillerin karşılığı olarak aldatılan eşin, üçüncü kişiden tazminat talep edebileceği hususunda karar vermiştir.

2014 yılında verilen başka bir kararda üçüncü kişinin aldatmanın tarafı olmadığını ve buradan doğan haksız fiil durumundan dolayı üçüncü kişinin sorumlu olamayacağı kararını almış ve üçüncü kişiye karşı dava hakkının önünü kapatmıştır.

2017 yılında bu konu tekrar Yargıtayın gündemine gelmiş ve burada aldatma eylemine katılan üçüncü kişiye karşı aldatılan eşin tazminat davası açabileceği kararını vermiştir. Ancak burada verilen kararda çocukların üçüncü kişiye karşı dava açamayacağı belirtilmiştir.

Yargıtayımız 2018 yılında verilen içtihadı birleştirme kararıyla birlikte aldatılanın üçüncü kişiye manevi tazminat açma hakkını kaldırmıştır. Yeni düzenlemeye göre aldatılan eş üçüncü kişiye karşı bir tazminat davası açamayacaktır.

Aldatan Üçüncü Kişi Kimdir?

Üçüncü kişi evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle, bu evliliği bilerek birlikte olan kişidir. Üçüncü kişi, birlikte olduğu kişinin evli olduğunu bilmekte ve buna rağmen ilişkiye girmektedir. Aldatılan eş bu durumu fark ettikten sonra üçüncü kişiye karşı verilen manevi tazminat açma hakkına sahipti. Ancak 2018 yılında verilen son içtihadı birleştirme kararına göre aldatılan eş, üçüncü kişiden bir manevi tazminat alamayacaktır. Burada aldatana karşı boşanma davası çerçevesinde tazminat davası açılabilecektir.

Aldatılan eş ne kadar tazminat alır?

Aldatılan eş 2017 yılında verilen Yargıtay kararına göre hem aldatan eşten hem de üçüncü kişiden tazminat talep edebilecekti. Lakin son çıkan İçtihadı Birleştirme Kararıyla birlikte aldatılan eş üçüncü kişiden bir tazminat talebinde bulunamayacaktır.

Aldatılan eş, aldatan eşten; aldatmaya bağlı olarak evlilik birliğinin sona erdirilmesine bağlı olarak maddi ve manevi tazminat davası açabilecektir. Burada aldatılan eş Medeni Kanun madde 174 gereği maddi ve manevi tazminat davası isteyecektir. Bu maddeye göre:

 Madde 174:  Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.Aldatılan eş, boşanmaya bağlı olarak meydana gelecek zararları talep edebilecektir.

Manevi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişinin açtığı, kendisinde oluşan elem ve ıstırabın kısmen ve imkanlar dahilinde olabilecek en olumlu şekilde giderilmesini amaçlayan tazminat davasıdır. Türk hukukunda manevi tazminat miktarını belirlemek hakimin takdirine bırakılmıştır. Hakim, olayda meydana gelen kişilik hakkı saldırısının boyutuna, kişide oluşan tahribatın boyutlarına, kişilerin sosyo-ekonomik güçlerine bakarak bir manevi tazminat cezasına hükmeder.

Manevi tazminat davası ile oluşan maddi zararların değil, kişinin iç dünyasındaki manevi zararların giderilmesi amaçlanmaktadır. Bu sebeple maddi zarara bağlı olan durumlarda manevi zararın boyutu maddi zarara göre belirlenmez.

Aldatılan eş manevi tazminat davası açmak durumundadır. Aksi halde böyle bir talep olmaksızın hakim bu durumu re’sen göz önünde bulundurmaz.

Tekrar belirtlemeliyiz ki aldatılan eş son verilen Yargıtay kararına göre üçüncü kişiden bir tazminat talebinde bulunamayacaktır.

Aldatan eş ne kadar tazminat verir?

Aldatan eş, aldatmanın yani zinanın ispatı ile birlikte maddi ve manevi tazminat ödemek durumunda kalabilir. Evlilik birliğinin sona ermesinden dolayı meydana gelecek olan maddi zararları, aldatılan eşin talebi halinde; aldatılan eşte meydana gelen elem ve manevi çöküntü için verilen manevi tazminat cezasını ödemek durumundadır. Bunun dışında eğer aldatılan eşin boşanmayla birlikte hayat standartlarında düşüş oluyorsa hakim bunu göz önünde bulundurarak ‘’ Yoksulluk Nafakasına’’ hükmedebilir. Yoksulluk nafakası belli bir süreye tabii değildir. Süresiz bir nafakadır. Ayrıca velayet kendisine verilmemesi halinde çocuklar için de iştirak nafakası verilmesi durumu vardır. Yoksulluk Nafakası ve İştirak Nafakası ile ilgili daha çok bilgi almak istiyorsanız sitemizde bulunan ‘’ BOŞANMA DAVALARINDA NAFAKA VE NAFAKA MİKTARININ BELİRLENMESİ’’ adlı makaleyi okuyabilirsiniz.

Aldatılan eşlerin hakları nelerdir?

  • Aldatılan eş, aldatan eşe karşı ‘’Zina’’ hükümlerine dayanarak boşanma davası açabilir.
  • Aldatılan eş bunun yanı sıra evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak da dava açabilir lakin zina ispatlanıyorsa bu pek tercih edilen bir durum değildir.
  • Aldatılan eş, aldatan eşten maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
  • Aldatılan eş, boşanmadan dolayı hayat standartlarında düşüş oluyorsa boşanma davası sürecinde ‘’Tedbir Nafakası’’, boşanma davası sonrası için ise ‘’Yoksulluk Nafakası’’ talep edebilir.
  • Aldatılan eş, son çıkan yargıtay kararı çerçevesinde üçüncü kişiden aldatmaya bağlı olarak manevi tazminat talebinde bulunamayacaktır.

Aldatılan eşin maddi tazminat hakkı

Aldatılan eş Türk Medeni Kanunu madde 174/I’e dayanarak aldatan eşe maddi tazminat davası açabilir. Maddi tazminat talep edilebilmesi için boşanmaya bağlı olarak kişinin malvarlığında bir azalma, borçlarında artış veya gelecek alacaklarında bir azalma meydana gelmesi gerekir. Madde 174/I: – Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Aldatılan eşin manevi tazminat hakkı

Aldatılan eş Türk Medeni Kanunun madde 174/II’ye dayanarak aldatan eşten manevi tazminat davası açabilecektir. Madde 174/II: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.Ayrıca aldatılan eş verilen son Yargıtay kararlarına göre, aldatmaya bağlı olarak üçüncü kişiden de manevi tazminat talep edebilmektedir.

Aldatmaya bağlı boşanma davalarında zaman aşımı süresi

Aldatılan eş zinaya dayanarak boşanma davası açabilir. Aldatılan eşin zinayı (aldatmayı) öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşmektedir.Maddi ve manevi tazminat açmak için de öğrenmeden itibaren iki yıl her halükarda on yıl olarak belirlenmiştir.

Aldatmaya bağlı boşanma davalarında görev ve yetkili mahkeme

Boşanma davası açmak için yetkili ve görevli mahkemeler eşlerin son altı aydır birlikte yaşadığı yer Aile Mahkemeleridir. Yani aldatılan eş boşanma davasını evlilik süresince yaşadıkları yerde bulunan Aile Mahkemelerinde açabilecektir.

Üçüncü kişiye yönelik son Yargıtay Kararına göre bir tazminat davası açılamayacaktır.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz